Bor Madenleri 
Bor madenleri yeryüzünde mineral tuzları şeklinde bulunmaktadır. Onlarca bor tuzundan ticari değeri olanlar aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Türkiye'de işletilen bor madenleri tinkal, kolemanit, ve uleksittir.Bor madenleri içindeki B2O3 oranına göre değerlendirilir. İçinde daha fazla B2O3 içeren bor madeni az olanına göre daha değerlidir
Mineral Formülü % B2O3 Bulunduğu Yer
Tinkal Na2B4O7(10 H2O) 32,0 Türkiye,ABD
Kernit Na2B4O7 (5 H2O) 51,0 Türkiye, ABD, Arjantin
Kolemanit Ca2B6O11 (5 H2O 50,8 Türkiye, ABD
Uleksit NaCaB5O9 (8 H2O) 43,0 Türkiye, ABD, Arjantin
Propertit NaCaB5O9 (5 H2O) 49,6 Türkiye, ABD
Szaybelit MgBO2 (OH) 41,4 Kazakistan
Hidroborasit CaMgBO11 (6 H2O) 50,5 Türkiye
Dünya'da işletilen ve tahmin edilen bor madeni rezervlerinin B2O3 miktarlarına göre dağılımı yüzdesi aşağıdaki tablodadır.
Ülke İşletilen Rezerv Miktarı İşletilen Rezerv % Bilinen Rezerv Miktarı
Türkiye 320.000.000 66 % 803.000.000
ABD 60.000.000 12 % 209.000.000
Kazakistan 54.000.000 11 % 136.000.000
Çin 27.000.000 6 % 36.000.000
Güney Amerika 27.000.000 6 % 91.000.000
Toplam 488.000.000 100 % 1.275.000.000
Bor Ürünleri
Bor ürünleri, boraks (dekahidrat, pentahidrat, susuz boraks), borik asit , sodyum perborat (monohidrat, tetrahidrat)'tan oluşuyor. Bor ürünleri, Uluslararası Sanayi Standart Sınıflandırması'na göre Kimya Sanayii içinde yer alıyor. Her üç bor ürününün üretiminde hammadde olarak tinkal kullanılabiliyor. Ancak Türkiye ve Avrupa'da borik asit üretiminde kolemanit, ve uleksit kullanılıyor. Sodyum perborat ise hem tinkalden hem de borakstan üretilebiliyor.
Türkiyede İşletilen Maden Rezervleri
Kırka'daki tinkal cevheri yaklaşık %25-26 civarıda B2O3 ihtiva etmekte, çıkarılan cevher Kırka'daki 1.150.000 ton/yıl cevheri işleyecek kapasitedeki konsantratör tesislerinde zenginleştirilerek B2O3 oranı %32-33'e yükseltilmekte ve tane büyüklüğüne göre klasifiye edilmektedir. Kırka Konsantratör Tesisi 1975 yılından beri faaliyettedir.
Emet'te bulunan ve yaklaşık %28 ile %37 arasında B2O3 ihtiva eden kolemanit, yataklarından çıkarılan cevher ise toplam 1.200.000 ton/yıl cevheri işleyecek kapasitedeki konsantratör Tesisinde yıkanarak B2O3 oranı %43-45'e yükseltilmekte ve ürün klasifiye edilmektedir..
Bigadiç yöresinde bulunan ve ortalama %30-32 civarında B2O3 ihtiva eden tüvenan kolemanit, cevherini zenginleştirerek B2O3 oranını %40-44'e yükselten, cevher zenginleştirme tesisi 1979 sonundan beri işletmede olup, kapasitesi 600.000 ton/yıl tüvenan cevherdir.
Kestelek Işletmetmesi'nde de 200.000 ton/yıl tüvenan cevher zenginleştirme kapasiteli konsantratör tesisi faaliyet göstermektedir.
Doğada Bulunuşu
Bor, doğada serbest element olarak değil, tuz şeklinde bulunur. Bor tuzlarına bor madenleri, bor madenlerinin kimyasal olarak işlenmesi sonucunda elde edilen ürünlere ise, bor ürünleri denilir.
Kullanım Alanları
Üretilen bor madenlerinin % 10'a yakın bir bölümü, doğrudan bor madeni olarak kullanılırken, % 90'ı bor ürünü üretiminde kullanılmaktadır.
kolemanit, ve uleksit maden olarak, doğrudan doğruya cam elyafları ve cam yünü üretiminde kullanılabilmektedir. kolemanit, ve uleksit'in cam elyafı üretimindeki alternatifi borik asittir.
Bor, B10 olarak atom reaktörlerinin soğutma sularında, nötron tutucu olarak kullanılmaktadır. Her bir bor atomu bir nötron tutmaktadır. ABD'de üretilmektedir.
Kullanım Yerleri
Boraks, borik asit, ve sodyum perborattan oluşan bor ürünleri, doğrudan doğruya başka malların üretiminde veya diğer sanayi dallarında hammadde olarak kullanılıyor
Cam sanayii
Isıya karşı dayanıklılık, yüzey sertliği ve dayanıklılık gibi özelliklerin istendiği özel camların üretiminde borik asit ve boraks kullanılmaktadır. Pencere camı, şişe camı sanayilerde ender olarak kullanılır
Seramik sanayii
Yer karoları gibi seramiklerin yüzeylerindeki kaplamalar emaye fritten yapılır. Bu emayelerin akışkanlıklarını arttırıp, yoğunluklarını ve doygunlaşma ısılarını düşürmek için boraks ve borik asit kullanılır
Temizlik sanayii
Sabun ve deterjanlara mikrop öldürücü ve su yumuşatıcı etkisi nedeniyle, % 10 boraks ve toz deterjanlara da beyazlatıcı etkisini arttırmak için % 10-20 arasında sodyum perborat katılır.
Yanmayı Önleyici Maddeler
Borik asit ve boratlar selülozik maddelerin, ateşe karşı dayanıklılığını sağlarlar. Tutuşma sıcaklığına gelmeden selülozdaki su moleküllerini uzaklaştırırlar ve oluşan kömürün yüzeyini kaplayarak daha ileri bir yanmayı engellerler.
Yanmayı Önleyici Maddeler
Borik asit ve boratlar selülozik maddelerin, ateşe karşı dayanıklılığını sağlarlar. Tutuşma sıcaklığına gelmeden selülozdaki su moleküllerini uzaklaştırırlar ve oluşan kömürün yüzeyini kaplayarak daha ileri bir yanmayı engellerler.
Metalurji sanayii
Bor bileşkleri, elektrolit kaplama sanayiinde, elektrolit elde edilmesinde kullanılmaktadır. Borik asit nikel kaplamada, fluoboratlar ve fluoborik asitler ise, kalay, bakır, nikel gibi demir dışı metaller için elektrolit olarak, Çeliğin sertliğinin arttırılmasında ise ferrobor kullanılır.
Ahşap sanayii
Ahşap malzemelerin kullanım sürelerinin uzatılması için, borik asit ve borakstan elde edilen % 30 luk sodyum oktaborat çözeltisi ile muamele görmiş ahşap malzemeler yavaş yavaş kurutulduğunda, bozulmadan ve çürümeden uzun süre kullanılabilir
* Dünya bor rezervlerinin yüzde 72'si Türkiye'de
Ankara Ticaret Odası tarafından hazırlanan rapora göre, dünya bor rezervlerinin yüzde 72'si Türkiye'de bulunuyor.
Türkiye'nin bor madenini rafine olarak ihraç etmek için gerekli yatırımları yapması halinde ihracatı 600 milyon dolara çıkacak. ATO'dan ''Bor ve Ötesi'' konulu rapora ilişkin yapılan yazılı açıklamaya göre, bor rezervi açısından dünya lideri konumunda olan Türkiye, yüksek tenörü, rezerv büyüklüğü, işletme kolaylıkları ile gerek kalite ve çeşitlilik, gerekse üretim maliyetlerindeki rekabet üstünlükleri açısından avantajlı konumda bulunuyor.
Rapora göre, Türkiye şu andaki tüketim dikkate alındığında, tek başına dünya bor madeni ihtiyacını 500 yıl karşılayabilecek rezervlere sahip. 1.2 milyar dolarlık dünya bor piyasasında, rezervlerin yüzde 72'sine sahip olmasına karşın Türkiye sadece 400 milyon dolar pay alabiliyor. Türkiye'nin, pazardaki zayıflığının nedeni bor işleyecek tesislerinin yetersiz oluşu ve dünyada borlu ürünlerin henüz yeterli pazara sahip olmayışı.
Türkiye'nin bor madenini rafine olarak ihraç etmek için gerekli yatırımları yapması halinde, ihracatı 600 milyon dolara çıkarması mümkün görünüyor.
Rapora göre, dünyadaki önemli bor yatakları Türkiye, Rusya ve ABD'de bulunuyor. Toplam 1 milyar 176 milyon ton olan dünya bor madeni rezervinin 851 milyon tonu Türkiye'de. Bu rezervin 227 milyon tonunu görünür ekonomik rezervler, 624 milyon tonunu muhtemel rezervler oluşturuyor. Toplam rezervin yüzde 72'si Türkiye'de bulunuyor. Rusya’da ise toplam rezervin 100 milyon tona yaklaştığı belirtiliyor. Rusya'nın rezervdeki toplam payı yüzde 8,50 oranında. 80 milyon ton rezervin olduğu ABD'de, dünya toplam rezervinin yüzde 6,80'i bulunuyor.
* DEĞERLENDİRİL(e)MEYEN MADEN
Deterjandan, uzay mekiğine kadar her alanda kullanılabilen ve sık sık Türkeye'nin gündemini meşgul eden madendir bor. Üzerine bir çok tartışma yapılmıştır, ancak yine de bor madeni hakkında çok az şey bilinir.
Bor nedir, nerelerde bulunur, ne şekilde kullanılır, ne kadar önemlidir ve Türkiye bu madeni ne kadar iyi bir şekilde değerlendirebilmektedir? Bu ve benzeri sorular çerçevesinde bor madenini daha yakından tanıyacağız.
Öncelikle bor, sert bir yapıya sahip, dayanıklı ve siyahımsı kahverengindeki bir madendir. Bor, doğada asla saf halde bulunmaz. Sadece, oksijenle birleşmiş olarak borikasit, boraks, kolemanit ve kernit gibi tuzlar halinde bulunmaktadır. Tuz haliyle bulunması nedeniyle de topraktan çıkarıldığında beyaz görülür.
Türkiye'de Balıkesir, Bursa, Kütahya ve Eskişehir'de çıkarılmaktadır. Dünyada ise Türkiye dışında ABD, Rusya, Çin, Kazakistan, Arjantin, Bolivya, Peru ve Şili bor kaynağına sahip olan ülkelerdir. Görüldüğü üzere dünyada 9 ülkede bor madeni bulunmaktadır, ancak Türkiye %70'lik oran ile diğer 8 ülkenin tamamından daha fazla bor kaynağına sahiptir. Bor madeninin kullanıldığı çok sayıda alan vardır. Bordan, tarım alanında bitkilere besin maddesi üretiminde, dayanıklı bina yapımında, temizlik sektöründe, ahşabın korunmasında, ısıya dayanıklı giysi üretiminde, araçlar için antifiriz üretiminde, atık temizleme alanında, fotoğrafçılıkta, patlayıcı madde üretiminde, pek çok elektronik cihazda, roket yakıtı üretiminde ve kanser tedavilerinde yararlanılmaktadır. Ancak beklide en ilgi çekici kullanım alanı bor ile üretilen hücre yakıtlarıdır. Hücre yakıtları bor madeni katkısı ile üretilen yakıtlardır ve ulaşım araçlarında kullanılarak, petrole olan bağımlılığın azaltılması ve çevre kirliliğinin önüne geçilmesi düşünülmektedir. Bu alanda çalışmalar sürmektedir. Ancak Türkiye için bu projenin bir başka önemli yanı olarak, proje sayesinde Türkiye'deki bor madenin değerinin artacağı ve Türkiye'nin bundan büyük kazanç sağlayacağı düşünülmektedir. Oysa gerçek bu şekilde değildir. Çünkü hücre yakıt üretimi için gerekli olan bor miktarı rahatlıkla deniz suyundan da temin edilebilir. Yazının başında bor madenin doğada asla saf halde bulunmadığını belirtmiştim. Deniz suyunda da belirli miktarda bor bulunmaktadır ve bu bor ayrıştırıldığı takdirde rahatlıkla hücre yakıt üretiminde kullanılabilir. Bu kapsamda Japonya da deniz suyundan bor elde etme çalışmalarına başlamıştır. İşte bu nedenledir ki petrolden bor katkılı yakıtlara geçiş yaşansa bile Türkiye'deki bor madenine olan talep pek fazla artmayacaktır.
Oysa bor madeni 250'ye yakın kullanım alanı ile zaten ekonomik açıdan oldukça önemli bir madendir. Türkiye'nin de bor madeni konusunda asıl düşünmesi gereken, bu kadar geniş kullanım alanına sahip olan bu madenin nasıl en iyi şekilde değerlendirilebileceği olmalıdır.
Dünya bor piyasasına geçmeden önce bor madenin iddia edildiği gibi stratejik bir maden olup olmadığı konusuna değinmek istiyorum.
1958-1961 yılları aralığında ABD ve NATO tarafından bor stratejik maden olarak kabul edilmiş ve Sosyalist Blok ülkelerine satılması yasaklanmıştır. Ancak 1963 yılına gelindiğinde NATO bor madeninin askeri açıdan stratejik bir maden olmadığına karar vererek, bu madeni askeri stratejik madenler listesinden çıkartmıştır. Bir madenin stratejik öneme sahip olabilmesi için, o madenin ülke savunması ve ekonomisi için hayati önem arz etmesi ve talep halinde güvenilir kaynaklardan istenilen miktarda temininin zor olması gerekmektedir. Bu çerçevede bor madeni Türkiye için stratejik bir maden değildir. Ancak bor kaynağına sahip olmayan ülkeler için stratejik bir maden olabilir.
Peki Türkiye mevcut bor kaynaklarını istenilen düzeyde kullanabilmekte midir? Türkiye'de bulunan bor madenleri 1978 yılında çıkartılan 2172 sayılı kanun kapsamında Eti Bank tasarrufuna bırakılmıştır. Bu tarihten itibaren de bor madeni alanındaki çalışmalar önceki yıllara göre artış göstermiş ve Eti Holding AŞ, Dünya Bor Piyasası'ndaki ikinci şirket haline gelmiştir. Birinci ise bir Amerikan şirketi olan US Borax'tır.
Ancak Eti Holding'in bor rezervi yönünden bu kadar avantajlı olmasına rağmen bor piyasasında üstünlük gösteremediği ve mevcut pazardaki payının sadece %7 olduğu öne sürülmekte, Eti Holding ise pazar payının %36'sına sahip olduğunu belirtirken ihracat gelirlerini de şu şekilde bildirmektedir: "1978'de 83 milyon ABD Doları olan ülkemiz bor ihracat gelirleri, sonraki yıllarda sürekli artarak 2002 yılında 186 milyon ABD Doları, 2003 yılında 207 milyon ABD Doları, 2004 yılında ise 252 milyon ABD Doları olarak gerçekleşmiştir." Oysa 2004 yılında Eti Holding ton olarak dünya üretiminin %33'ünü karşılarken, US Borax ise %27'sini karşılamış, ancak aynı yıl US Borax 626 milyon dolar kazanırken, Eti Holding ise sadece 252 milyon dolar gelir elde etmiştir ve bu oranlar mevcut rezervler göz önüne alındığında oldukça düşündürücüdür. Peki ama Eti Holding'in pazar payının bu kadar düşük olmasının nedenleri nelerdir?
Öncelikle Türkiye'de bor alanında yıllar yılı yeterli yatırımlar yapılmamış ve bor madeninin işlenmesi ve bu şekilde satılması sağlanamamıştır.
Pazarlama alanında yeterli girişimlerde bulunulamamış ve pazar payı arttırılamamıştır. Ve maalesef ki Türkiye bor madeni konusunda sağlıklı bir politika geliştirememiştir.
Eti Holding'in bir numaralı rakibi olan US Borax asla ham bor satışı yapmamakta, bunun yerine bor madenini işleyip, bu işlenmiş ürünleri satışa sunmaktadır. Oysa Eti Holding piyasaya ham bor satışı yapmakta ve bu satış politikası ile 20'ye yakın ülkede bor sanayi tesislerinin kurulmasına zemin hazırlamaktadır. Satılan ham borları özellikle Kuzey Amerika, Batı Avrupa ve Japonya satın almaktadır. Yani bir nevi Türkiye sanayileşmiş ülkelere ham madde sağlayan bir ülke konumundadır. Sattığımız bor madeni bu ülkelerde işlenildikten sonra pazara sunulmakta ve Eti Holding'in ürettiği ürünlere rakip olmaktadır.
Ülkemizdeki madenlerin diğer ülkelere ham olarak satılması, katma değer yaratma potansiyelleri çok yüksek olan bu kaynakların israf edilmekte olduğu anlamına gelmektedir. Bu kaynakların işlenerek mamul hale getirilmesi; istihdam, katma değer, ülke ve kamu yararı açısından hayati önem taşır. Toprak altındaki rezervin büyüklüğü bir anlam ifade etmez. Önemli olan bunu çıkarmak, işlemek ve değerlendirmektir. Örneğin ABD'deki bor rezervinin az olması, bu ülkenin bor piyasasındaki ağırlığını etkilememektedir.
Üstelik Eti Holding'in, bugün Türk sanayicisine bor madeni satmadığı, bor madenlerinin 2001'den önce, yurtdışına 140, Türk sanayicisine ise 240 dolara satıldığı, bu nedenle Türkiye'de bor sanayisi kurulamadığı, kurulan fabrikaların da kapatılmak zorunda kaldığı ve artık, Türk borlarıyla Yunanistan'da boraks üretilebildiği, ancak Türkiye'de üretilemediği iddia edilmekte. Ancak Eti Holding bunu da yalanlamakta ve yurt içi satış fiyatlarının yurt dışına oranla daha uygun olduğunu belirtmektedir.
Buraya kadar gördük ki, bor madeni konusu oldukça karışıktır, ancak kesin olan şudur ki Türkiye bor madenini yeterince iyi şekilde değerlendirememektedir. Madenlerimiz bizim öz kaynaklarımızdır ve ülke için en iyi şekilde kullanılmaları gerekmektedir. Bor madeninin işlenerek satılabilmesi için gereken teknoloji elde edilip, iyi bir pazarlama politikası geliştirilebilir ve bu politika düzgün bir şekilde uygulanabilirse bor Türkiye için oldukça önemli bir gelir kaynağı olacaktır. Aksi halde Türkiye sanayileşmiş ülkelere ham madde sağlayan, elindeki kullanım alanı bu kadar geniş ve rezerv yönünden bu kadar büyük olan bor madenini değerlendiremeyen bir ülke olmaya devam edecektir.
Abdulkerim Aydın
* Bor tıp da mucize oldu
Türkiye biliyorsunuz ki bor madeni cenneti. İşte bu eşsiz hazine tıpta da müthiş bir kapı açtı. Çene kemiğinde mucize etkisi olan...
Türkiye'nin eşsiz hazinesi bor madenlerinin tıpta mucize gibi bir etkisi ortaya çıktı. Türk bilim adamları araştırdı ve kırık çene kemiğinin bor madeni sayesinde 3 kat daha hızlı iyileştiğini keşfetti...
Nükleer uygulamalardan savunma sektörüne kadar birçok alanda kullanılan bor madeni, diş ve çene tedavilerinde de yeni bir umut oldu.
Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Diş Hekimliği Fakültesinde yapılan çalışma ile bor minerallerinin diş tedavilerinde başarı ile kullanılabileceği belirlendi. Tavşanlar üzerinde yapılan deneylerde, kırılan üst çene kemiğinin, bor madeni kullanılınca 3 kat daha hızlı geliştiği saptandı.
BOŞLUĞU HIZLA DOLDURUYOR
Uysal, yapılan projenin tıp alanında diğer dallarda da örnek olabileceğini kaydederek, şu bilgileri verdi:
''Diş dizilişindeki anormalliklerin ve çapraz dizili dişlerin düzeltilmesi için hastalarımızın üst çenelerini çok fazla sıklıkla genişletiyoruz. Üst çeneyi genişlettiğimiz zaman da damağın orta kısmında kemiğin kırılması sonucu bir boşluk oluşuyor. Vidalarla desteklediğimiz bu boşluğun yeniden kemikle dolmasını bekliyoruz. Boşluk olan bölgede, genelde 6 ila 8 aylık bu sürede yeni kemik ancak oluşuyor. Bizim bu süreyi kısaltıp, kemik oluşumunu nasıl hızlandırabiliriz düşüncesiyle bor madeni kullanılan bir çalışma gerçekleştirdik.''
TAVŞANLARDA MUCİZE SONUÇ
Yaptıkları bilimsel çalışmada tavşanları kullandıklarını anlatan Uysal, şöyle devam etti:
''Tavşanların üst çenesini genişlettik. Daha sonra tavşanlara yemlerinde bor ilave edilince kemik oluşumunu ekstra olarak 3 kat daha hızlı oluştuğunu tespit ettik. Daha hızlı ve kaliteli bir kemik oluşumu bu sayede sağlanabildiğini ortaya koyduk.''
Uysal, ''Başarılı bir çalışma oldu. Kemik 8 ay yerine 2 ayda gelişip kaynadı. Bu çalışmamızı daha da ilerleterek maymun ve köpeklerde de deneyerek daha sonra insanlarda deneyebileceğiz'' diye konuştu.
''DİĞER ALANLARDA DA KULLANILABİLİR''
Yapılacak diğer deneylerde de olumlu sonuçlar alınırsa bor madeninin artık, diş tedavileri sırasında uygulanarak daha kaliteli ve daha çabuk tedavi sağlanacağını ifade eden Uysal, çalışmalarının TÜBİTAK tarafından da desteklendiğini söyledi.
Ayrıca bu çalışma, Avrupa Ortodonti Derneği'nin verdiği yılın en iyi 2. araştırması ödülüne de layık görüldü...
Kaynaklar
http://www.boraxtr.com/
Düzenleyen admin - 24.Aralık.2009 Saat 11:07